0

Kayınbabam Harika Şekilde Sikti

Kayınpederimi karşımda görünce telaştan ne yapacağımı bilemedim. Reflexle yatakta biraz doğruldum, sütyen takmadığım için, göğüslerim görünmesin diye de yorganı boğazıma çekerek, “Buyur baba?” dedim. Kayınpederim, evlendiğimden beri ilk defa yatakodama giriyordu. Ben evde yokken girip çıkmışsa, bunu bilemem tabii, ama ben odadayken bu ilkti. Kayınpederim hemen parmağını dudağına götürüp ‘Sus!’ işareti yaptı, ardından da, “Sus, sesini çıkarma sakın!” diye fısıldadı. Ceketini çıkarıp yere attı ve gömleğinin düğmelerini çözerek, yatağa doğru yürümeye başladı. O anda aklımdan, acaba içmeye gittiği arkadaşlarının birinden ‘Fazla mesai’ sikişmelerimi mi duydu diye geçirdim.

“Baba, ne oluyor? Napıyorsun?” dedim kısık ve titrek bir sesle. Kayınpederim yine ‘Sus!’ işareti yapıp, “Kes sesini! Gıkını çıkarırsan boğarım seni, öldürürüm! Sonra da o kızım olacak Lezbiyen orospuyu gebertirim! Kimse de elimden kurtaramaz! Bu yaşta evlat katili yapma beni!” dedi. Kayınpederim yatağımın başucunda dikilip, kararlılıkla soyunurken, ben resmen şoktaydım, beynimden vurulmuş gibiydim. Görümcemle sevişmemizden haberi olamazdı. Bu imkansızdı. Ama neden ‘Lezbiyen orospu’ lafını etti?

“Baba sen içmişsin, sarhoşsun, ne dediğini bilmiyorsun!” dedim. Kayınpederim pantolonunun kemerini çözüyordu o sırada. “Evet bir iki duble içtim, ama sarhoş değilim! Ne dediğimi de, ne gördüğümü de gayet iyi biliyorum! Demek yaraksızlıktan kudurdun, salatalıkla siktiriyorsun kendini! Merak etme, yarak hasretini gidereceğim şimdi, burda gerçek yarak var! Göreceğiz bakalım, kızım mı iyi sikiyor, ben mi!” diyerek önü kabarmış külodunu da indirdiğinde, ben çifte şok yaşıyordum bu kez. Birincisi, demek görmüştü görümcemin amıma salatalık soktuğunu (ama bu nasıl olabilirdi?). İkincisi ise, kayınpederimin yarağı! Damarlı, mantar başlı, iri bir yarağı vardı. Taşakları da şimdiye kadar gördüklerimden kat kat büyüktü. Külodunu çıkardığında, yay gibi gerilmiş yarağı göbeğine yapışmıştı.

“Ama baba…” dememe kalmadı. Bir eliyle kökünden tutup, nişan alır gibi aşağıya doğru bastırdı yarağını. Diğer eliyle de ensemden çekerek, ağzıma dayadı yarağının mantar başını. Besbelli yalamamı istiyordu. Ne isterse yapacaktım. Hem de seve seve yapacaktım. Kayınpederimin beni sikme düşüncesi tuhaf bir şekilde amımı ve külodumu ıslatmamışmıydı? İşte şimdi bu gerçekleşmek üzereydi. Ama acemice davranmam gerekiyordu. Çünkü kayınpederim sadece görümcemle yaptıklarımızı biliyordu, onu da kısmen biliyordu. Yaraksızlıktan kudurduğum için görümcemi ayarttığımı, kızını bu yüzden Lezbiyen ilişkiye teşvik ettiğimi düşünüyordu. Yani sikiştiğim erkeklerden, yediğim yarraklardan haberi yoktu.

Bundan dolayı acemi ve masum davranmam gerekiyordu. Dudaklarımı aralamadım, hareketsizce durdum. Yarağının başını dudaklarıma sürterek, “Hadi, yala!” dedi. Nasıl yapılacağını bilmiyormuşum gibi, dilimi çıkarıp, yarağının başına birkaç kez hafifçe dokundurup çektim dilimi. Kayınpederim sabırsızlanmıştı, “Anlaşıldı, benim salak oğlan hiç vermemiş ağzına! Öyle değil, ağzına alacaksın, dondurma yalar gibi yalayıp, emeceksin! Hadi, aç ağzını!” dedi. Ağzımı biraz açtım ve yarağının başının bir kısmını ağzıma alarak emmeye başladım. Sadece ucunu emzik emer gibi emiyordum, ama ağzıma sokup çıkarmıyordum. “Biraz daha aç ağzını!” deyip bastırdı. Biraz daha açtım, o da tekrar bastırınca başı ağzıma girdi. Ama sanki ağzıma bütün bir domates sokmuşlar gibiydi. Nefes almakta zorlanıyordum, gayri ihtiyari gözlerimden birkaç damla yaş süzüldü.

Kayınpederim, “Ohhhhhh!” diyerek biraz durdu, sonra geri çekti, yeniden soktu. Çıkardı, soktu. Ve sokup çıkarmaya başladı. Ağzımı sikiyordu, ama sadece yarağının başı girip çıkıyordu. Her nekadar istesem de yarağının hepsini ağzıma alamazdım. Dudaklarım yırtılacaktı. Bir süre sonra dişlerim acıtmış olmalıydı ki, “Anlaşıldı, sen bu işi beceremiyorsun!” deyip çekti ağzımdan. Sonra yorganı çekip ayaklarıma doğru fırlattı. Başucumda dikiliyordu yine. Eli hemen geceliğimin yakasına gitti, ordan daldırıp göğüslerimi okşamaya başladı. Göğüsuçlarım zaten sivrilmişti, onları parmaklarının arasına alıp oynamaya başladı.

Sonra da eğilip dudaklarımı öpmeye başladı. Ben tabi bu öpüşlerine karşılık vermiyordum, dudaklarımı aralamıyordum. Nefesi Rakı kokuyordu. Çenemden tutarak alt dudağımı aldı dudaklarının arasına, biraz emdikten sonra dilini ağzıma soktu, dilini dilimle oynaştırdı. Tekrar alt dudağımı öptü. Ben de şimdi hafiften onun öpmelerine karşılık veriyordum. Öpmeyi bırakıp, “Kay şöyle biraz!” diyerek yatağa girdi. Beni sırtüstü yatırdı, kendisi sol yanının üzerine yattı. Yine daldırdı elini geceliğimin yaka açıklığından, başladı göğüslerimi okşamaya. Dudakları ve dili de şimdi boynumda, boğazımda geziniyor, öpüyor, yalıyordu. Yavaş yavaş göğüslerime iniyordu dudakları, dili.

Geceliğimi çıkardı. Şimdi sadece külotumla yatıyordum. Tamamen serbest kalan göğüslerimi rahatça okşayıp, öpüp, kokladı, yaladı, emdi. Külotuma doğru iniyordu. Sırtüstü yattığım için görmüyordum, ama külotum muhtemelen geçenki gibi ıslanmıştı, çünkü amım sulanmıştı. Biran önce amıma geçmesini istiyordum. Amımı yalamasını istiyordum. Ama kayınpederim göbeğimle külodumun arasında oyalanıyordu. Çıldırıyordum, fakat (Amımı yala!) diyemiyordum. Kayınpederim oyalanmayı uzattıkça uzattı, külodumun kenarlarından görünen tenimi öpüp, kokluyor, yalıyordu. Ve ben kuduruyordum, (Amımı yalasana be adam!) diyemiyordum…

Nihayet iyice kaydı aşağı, doğruldu. Külotumu sıyırdı dizlerime kadar, sonra da ayaklarımdan çıkardı. Ama atmadı hemen kenara, önce kokladı külodumu, “Ohhhh, mis gibi kokuyor!” diye mırıldandı. Sonra benim görümceme yaptığım gibi, ayırdı bacaklarımı, dizlerimden yukarı kırdı. Amım götüm kabak gibi çıkmıştı. Dizlerimin içlerinden, kasığıma kadar sağlı sollu öperek amıma geldi. Gömdü yüzünü amıma. Dudakları amıma değdiğinde elimde olmadan irkildim. Öptü, kokladı, yalamaya başladı amımı. İçimden çığlık atmak istiyordum, saçlarına elimi geçirip, yüzünü amıma bastırmak istiyordum. Ama yapmıyordum. Elimde olmadan kıpraşıyordum sadece. İnlememek için de alt dudağımı emiyordum. Ellerim yanlarda çarşafı sımsıkı tutmuştum. Kayınpederim kendi kendine birşeyler mırıldanıyor, Manda’nın yalaktan su içtiği gibi emiyor, yalıyordu amımı.

Tam orgazm olacağım sırada yalamayı bıraktı. Doğrulup yukarı kaydı. Bacaklarımın arasına yanaştı. Herhalde istediği pozisyonu bulamamıştı, “Yastığı ver!” dedi. Verdim. Götümün altına koydu yastığı. Şimdi amım biraz yükselmişti. Yarağını kökünden tutarak, amımın dudakları arasında yukarı aşağı sürttü biraz. Sonra mantar başını tükürükledi iyice, amımın girişine denk getirip, bastırmaya başladı. Başı girdi ama, ikimiz de epey bir zorlandık giresiye kadar. Ben bağırmamak için zor tuttum kendimi.

İçimde bir yerleri yırtarcasına ilerliyordu mantar başlı yarak, amımı yara yara. Dibimi bulduğunda nefesim kesildi. Amımın her milimetresini doldurmuştu yarağı. Kocaman taşakları da göt deliğime dayanmıştı. İyice abanmıştı üstüme. İçimde hareketsiz bekliyordu. Rakı kokan nefesini boynuma, kulağıma veriyordu. Garip garip mırıldanıyordu. Hareketleneceği zaman iki elimle beline sarılıp, kendime çektim, “Baba yavaş! Kurban olurum yavaş yap baba!” diye inledim. Kulağıma, “Amına salatlık sokmaya benzemiyor, değil mi? Dedim sana, gerçek yarak var burda! Bunun yerini hiçbir şey tutmaz! Bundan sonra salatalık falan sokmak yok, o sümsük kızıma da siktirmeyeceksin kendini! Yaraksızlığını ben gidereceğim bundan sonra! Tamam mı?” dedi. “Tamam baba!” dedim. “Baba değil, erkeğim, sevgilim, aşkım, kocam diyeceksin! Tamam mı aşkım?” dedi.

“Tamam erkeğim! Tamam aşkım! Ama nolur yavaş yap!” dedim. “Neyi yavaş yapayım, söyle, duymak istiyorum!” dedi. “Yavaş… sik!” dedim. “Hah işte, şimdi oldu aşkım!” diyerek boynumu boğazımı öpmeye başladı. İçimde yarağı kalp gibi atıyordu, dibime dayanmış halde, tüm hücrelerimde hissediyordum. Yine kulağıma, “Seni sikmemi istiyormusun aşkım?” dedi. “Evet!” diye inledim. “Söyle ozaman, ne yapmamı istiyorsun, duymak istiyorum!” dedi. “Beni… sikmeni istiyorum!” dedim. “Aşkım de! Beni sikmeni istiyorum aşkım, de!” dedi. “Sik beni aşkım, sik beni erkeğim, sik amımı sevgilim!” diye inledim. “Hah şöyle! Bak öğreniyorsun aşkım! Kaynanan olacak o karıya bunların bir kelimesini söyletemedim! İyi kadındı, ama dünyaya mal gelmiş, mal gitti! Sikişirken mal gibi yatardı altımda!” deyip, hafifçe çıkarıp sokmaya başladı yarağını.

Azar azar, yavaş yavaş, ama her seferinde biraz daha çıkarıp sokuyordu yarağını. Bir süre sonra artık mantar başına kadar çıkarıp yarağını, tekrar dibime gömüyordu. Önce yavaş yavaş, sonra hızlana hızlana sikmeye başladı. Çok geçmeden ben tırnaklarımı sırtına geçirmiştim. Orgazm oluyordum. “Daha hızlı erkeğim, daha hızlı sik aşkım!” diye inliyordum. Kayınpederim daha da hızlanınca, ben titreye titreye, kasıla kasıla orgazm olup boşaldım. Bunu hisseden kayınpederim de, az sonra yarağını amımdan çıkardı ve hırlayarak göbeğime, amımın üstüne fışkırttı döllerini. Kim bilir kaç aydır boşalmamıştı. Okadar çok döl geldi ki. Biryandan da üzüldüm (Ağzıma boşal, döllerini yutmak istiyorum!) diyemediğim için. Ama bunu kayınpederim bana ‘öğretseydi’ yapacaktım. Hem de seve seve.

Kayınpederim yarağındaki son damlaları da amımın üzerine sağdıktan sonra, yanıma uzandı. Dudaklarımı öptü. Halen heyecandan inip kalkan göğüslerimi öptü, okşadı. Omuzbaşlarımı öptü. Sonra da, “Nasıldı, salatalıkla sikilmekten daha güzeldi, değil mi aşkım?” dedi. Ben de kayınpederimin göğsündeki kıllarla oynayarak, “Evet, çok güzeldi erkeğim! Harikaydın! Oğlundan bin kat iyi sikiyorsun!” dedim. “O salak ne bilir karı sikmesini be! Gerdekte kızlığını bozabildiğine dua et sen!” dedi. Ben de, “Keşke beni daha önce sikseydin! Ozaman salatalık falan sokturmazdım hiç! Sahi aşkım, merak ediyorum, nasıl haberin oldu bu salatalık olayından?” dedim.

Kayınpederim anlatmaya başladı, “Kahvehaneye gittiğimde, bizim Okeycilerin ikisi yoktu, işleri mi varmış neymiş, gelmeyeceklermiş. Biraz oturup, çay içtim. Sonra da kalktım eve geldim. Dışkapıyı açıp salona geldiğimde, TV çalışıyordu. Açık unutup yattılar herhalde diyerek, TV’yi kapattım. TV’yi kapatınca da senin yatakodandan gelen sesleri duydum. Kapına yaklaştım, önce dinledim biraz. Sonra da anahtar deliğinden baktım ki, kızım senin amına salatalık sokuyor! O anda ne yapacağımı bilemedim. Eğer o an kızım yerine bir erkek olsaydı yatağında, hemen içeri dalar, ikinizi de gebertirdim. Ama kızım olunca ne yapacağımı şaşırdım. Sakinleşmek için salonda biraz gezeledim. Ama, inlemeler, çığlıklar artınca, kendimi attım evden dışarıya. Ne yapacağımı düşünürken, kendimi meyhanede buldum. Gerisini de biliyorsun zaten!” dedi.

“Hmmm!” dedim, “Peki, kızdın mı bize erkeğim?” diye sordum ve cevap vermesini beklemeden elimi taşaklarına attım. Taşaklarını okşuyordum. “Kızdım tabi! Daha o sürtüğe eşek sudan gelene kadar sopa atacağım!” deyince, taşaklarını okşamayı bıraktım, elimi çektim, “Aşkolsun kocacığım! Kızın bir suçu günahı yok ki, onu ben ayarttım. Napayım, erkeksizlik canıma tak etmişti! Nolur birşey yapma kıza! Bak, ona bir fiske dahi atarsan, bu konuda tek kelime edersen, valla küserim! Söz vermeni istiyorum!” dedim. Kayınpederim elimi tuttu, taşaklarına götürdü, “Tamam tamam, söz, birşey yapmayacağım!” dedi. “Anlayışlı erkeğim benim!” diyerek dudaklarına öpücük kondurdum ve taşaklarını okşamaya devam ettim. Taşaklarının okşanmasından çok hoşlanıyordu.

İnmiş yarağı da kıpırdanıyordu. Taşaklarını bırakıp yarağını okşamaya başladım. Avucumda sertleşmesini ve büyümesini adım adım hissediyordum. Tam sertliğe ulaşmadan, yataktan doğruldum, dizlerimin üzerine oturarak yarağına eğildim, ağzıma aldım. Bu haldeyken rahat rahat ağzıma sığıyordu yarağı. Ağzıma sokup çıkarıyordum. Başına bol bol tükürük bırakarak. Bu arada da kayınpederim de elini arkama atmış, götümün yanaklarını okşuyordu. Arada bir de parmağı göt deliğimde geziniyordu. Yarağı iyice sertleşip, mantar başı ağzımı zorlamaya başlayınca yalamayı bıraktım, doğruldum, dizlerimin üzerine oturdum. Bunun üzerine kayınpederim de dizlerinin üzerine doğruldu ve kulağıma, “Benim salak oğlum hiç sikti mi seni götten?” diye sordu.

“Hayır aşkım, salatalıktan başka bir şey girmedi götüme! İlk sen sikeceksin!” dedim. “Ohhhh, ölürüm senin için aşkım! Domalsana!” dedi. Ben saflığa vurdum işi tabi, hemen sırtüstü yattım. “Öyle değil saf aşkım benim, dört ayak olacaksın!” dedi. Ben doğruldum, “Nasıl yani?” diye sordum. “Bak işte böyle!” diyerek, ayağımdan bacağımdan çekti çekiştirdi, beni dört ayak domalttı. Sonra arkama geçip iki eliyle götümün yanaklarını ayırdı, göt deliğimi, öptü, kokladı, yaladı. Sonra parmağını soktu götüme. Baktı rahat giriyor, ikincisini soktu, ardından üçüncüsünü de soktu. Üç parmağıyla biraz parmakladıktan sonra, çıkardı parmaklarını götümden ve gülümseyerek, “Salatalık işe yaramış aşkım, ya değilse çok uğraştıracaktı beni bu götün!” dedi.

Göt deliğime bolca tükürüp, yarağının başını da tükürükle ıslattı, ve mantar başını dayadı göt deliğime. “Yavaş sik aşkım, ilk defa gerçek yarak girecek götüme, ona göre!” dedim. “Tamam tamam, merak etme!” diyerek yüklenmeye başladı. Mantar başı girip te içimde ilerlerken, götüm ortadan ikiye yarılıyor sandım. Acıdan bağırmamak için ağzıma yastığı alıp ısırmak zorunda kaldım. Gözlerimden yaş akıyordu. Belimden iki eliyle sımsıkı tutmuş, ağır ağır köklemişti, ama hiç ara vermeden, hepsini bir seferde. Kocaman taşakları bu sefer amıma değmişti. Kayınpederim derin bir, “Ohhhhh!” çekti ve kenetlendi kaldı. Hareket etmeden bir süre bekledi götümün içinde. Ben de kısa kısa ıhlamalarla kendime gelme fırsatı buldum o sırada. Götüm de mideme dayanmış yarağa biraz olsun alışmıştı.

Duyduğum acı azalınca, götümü hafif hafif ileri geri oynatmaya başladım. Kayınpederim sinyali almıştı. Yavaş yavaş çekip, geri sokmaya başladı. Bir süre sonra artık yarağını yarısına kadar çekip, geri sokmaya, daha sonra da pompalamaya başladı. Her seferinde belimden çekerek, popomu kasıklarına vurduruyordu. Bunu yapınca da kocaman taşakları amıma çarpıyordu etkili bir şekilde. Ben birşey demeden bir elini belimden çekip, alttan amıma attı. Ovalamaya başladı. Hem amımı ovalıyor, hem götüme pompalıyordu. Ben de ileri geri salınarak, götümü kayınpederime bastırıyordum. Çünkü orgazm olmak üzereydim. Tecrübeli adamdı kayınpederim, kendisini bana göre ayarlamayı ve aynı anda boşalmayı biliyordu. Ben titreyip, sarsıla sarsıla boşalırken, kayınpederim de son bir darbeyle üzerime abandı ve götümün derinliklerine fışkırttı döllerini.

Kayınpederimin ağırlığı altında belim ağrımıştı, söyleyince doğruldu üzerimden. Yarağını götümden çektiğinde ise, götümden önce ‘Plöpff! benzeri bir ses, ardından da osuruk çıktı. Hemen devrildik yatağa ikimiz de. Normal nefes alış vermeye başlamamız epey uzun sürdü. Tabii göt deliğimin kapanması da. Kayınpederim sevinçten ağzımı yüzümü yalıyordu resmen. “Şu anda dünyanın en mutlu erkeği benim aşkım!” dediğinde, “Ben de çok mutluyum erkeğim, harika sikiyorsun!” dedim, öptüm dudaklarından.

Hava aydınlanmak üzereydi. Kayınpederim, “Kız uyanmadan ben gideyim aşkım, sen de bir iki saat uyu, dinlen, birazdan işe gideceksin!” diyerek giyindi. Dudaklarımı öpüp, ışığı kapatıp gitti.

Pelte gibi olmuştum. Hiçbir şey düşünemeyecek kadar yorgundum. Kafam yastığa değer demez uyudum…

admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir